Ne teketî (Têkeve)

Vanilla 1.0 is a product of Lussumo. More Information: Documentation, Community Support.


Wergera kurdî : Koma PCKurd

    • CommentAuthorKunsur
    • CommentTime8 01 2008
     
    li kurmancî 2 peyv ji bo ma'anayî kuru (tr), trocken(de), dry(en) heye.
    Eger ku tishtek avê xwe qayb kirîye, em dibêjin, "hishk" buye
    hemu eger ku dereki hêma xwe qayb kirîye, em dibêjin, "zo" buye
    yanî, tu kes ne bêje, "mi hishk bu", dibêje "mi zo bu"

    lê, ferhenge de, peyvê "Zo" neye dîtîn?
    hun chi dibêjin?

    Türkcede ki kuru kelimesi, kürtcede hishk ve zo kelimelerine karsilik gelmekte. Türkcede banyodan sonra kurulanan biride, kurulandim demekte, ve kayisiyi güneste birakan biriside kayisiyi kuruladim diyor

    fakat kürtcede "Hishk" yani icinde zaten su olan biseyin cikdigini, "Zo" ise islanmis olan biseyin kurumasi anlamina geliyor, ama sozlukte "Zo" kelimesi yok, yoksa ben mi yanlis yaziyorum?
    • CommentAuthorBilindo
    • CommentTime8 01 2008
     
    ben "zo" diye kullanildigini hic duymadim! daha cok "ziwa" ya da "zuwa" diye kullanildigini biliyorum! hangi bolgede "zo" diyorlar?
    • CommentAuthorKunsur
    • CommentTime8 01 2008
     
    dogrudur heval, ben marasliyim, bizim orda sesli harfler biraz daha kalin soyleniyor, yani biz "zow" gibi bisey diyoruz, ama "zuwa" da olabilir

    sondaki "a" yi falan zaten hizli konusurken yutuyor insan bazen

    ama ferheng de "kuru" kelimesinin karsiligi düzeltilmeli, eklemeler yapilmalidir.
    • CommentAuthorBilindo
    • CommentTime9 01 2008
     
    tu tikari "Peyvê Pêveke" de da peyvên zede biki...
    bimine xwesiyeda...
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime1 04 2008
     
    benim oturduğum bölgede (Dilok) bu iki kelime 'işk' ve 'ziha' diye telaffuz edilir. ilk kelimenin doğrusu 'hişk' olamlı ikinci kelimenin doğrusu 'ziwa' ya da 'ziha' olabilir. kelimenin kökenine dair birşey bilmediğim için tam olarak hangisi doğru bilemeyeceğim ama bütün dillerde neredeyse ortak bir sorun kelimenin kısaltılarak okunmasıdır. onun için 'zo' pek doğru görünmüyor. Kürtçe'de 'zo'nun başka bir anlamı vardır. o da 'çift sayı' dır. 'zo'=çift sayılar (2, 4, 6...). 'fer'=tek sayı.(1, 3, 5...)

    'hişk' ile 'ziha'nın farkı nedir? herşeyden önce 'ziha' 'hişk'a göre biraz daha dar bir anlama sahiptir. 'ziha' 'hişk' yerine kullanımaz ama bazen 'hişk' 'ziha'nin yerine kullanılır.

    Ziha: suyu alınmış, suyu gitmiş, kuru.
    Hişk: suyu alınmış, sert, kuru.

    kurulamak: ziha kirin. 'min fere (bulaşık) ziha kirin.' 'min porê xwe ziha kir.'
    Kurumak: hişk bûn, Ziha bûn.
    'porê min li ber roj ziha bû.' ya da 'porê min li ber roj hişk bû.'
    'dara min hişk bû.' 'îsotên min hişk bûn' (burada ziha bû kesinlikle kullanılmaz.)

    dikkat edilirse bir 'ziha' suyun gitmesini ifade edrken 'hişk' daha çok şeklin değişmesini ifade eder. zamanla işk bûn 'ziha' nin kullanıldığı anlmaldrda da kullanıldığı için anlmlar içiçe geçmiş bence 'destî xwe ziha bika' 'destî xwe hişk bike' den daha doğru bir kullanımdır.

    'hişk' ın diğer anlamı 'sert' tir. 'min nanê hişk xwar.'
    bu kelimelrin terlerini bilirsek anlmlar daha çok belirgin olur.

    'ziha'nin tersi 'şil' dir.
    'hişk'in tersi 'nerm' ve 'şil'

    bir deyim 'Destî xwe şil û ziha nake' elini soğuk sudan soğuk suya koymaz. hiç bir iş yapmaz anlamında.
    • CommentAuthorBilindo
    • CommentTime1 04 2008
     
    'porê min li ber roj ziha bû.' ya da 'porê min li ber roj hişk bû.' kurtce de farkli anlamlara gelir! turkce meali; 1. saclarim guneste kurudu 2. saclarim guneste sertlesti `dir...
    "hişk" ve "zuwa" kelimeleri birbirlerinin yerine kullanilamazlar! ayni cumlede kullandiginizda farkli anlamlara gelirler (yukaridaki ornekte oldugu gibi)
    iyi gunler.
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime1 04 2008
     
    Sayin Bilindo,

    olmasi gerekenin sizin soylediginiz gibi oldugunu biliyorum. dikkat edersiniz soyle birsey dedim: 'destî xwe ziha bike' cumlesi 'destî xwe hişk bike' cumlesinden daha dogrudur. ancak hlak arasında 'bi vê desmalê destê xwe hişk bike.' de kullanılıyor. sizin yorenizde belki kullanılmıyor olabilir ki dogrusu odurç benim yasadaıgım bolgede bazen boyle her iki sekilde kullanılıyor.
    aaynı sekilde halk arasında bazen 'porê min li ber roj hişk bû.' deniyor. ve bu sertleşmeyi ifade etmek için kullanılmaz. bir kere Turkce dusunun: 'saclarım gunste sertlesti' kolay kolay kullanılcak bir cumle degildir. onun yerine 'saclarım guneste kurudu' denir. bu anlamıyla 'hisk' kullanılmaktdaır. bu da anlam kaymasıdır.
    siz diyrosunuz ki birbirinin yerine kullanılmaz. o zaman bu kelimelerirn tersine niye itiraz etmediniz?

    ziha'nin tersi 'şil' dir. 'hişk'in tersi normal anlamında 'nerm' olur. ama hişk'in bir de 'şil' diye bir tersi de yok mudur?
    ornegin kuru biber icin 'isotên hişk' deriz. ancak taze biber için 'îsotên şil' deriz. 'isoten nerm' dediğiniz zaman 'yumuşamış, porsumus biber' kastedersiniz. eger birbirinin yerine kulanılmasaydı mantıken terslerinin de aynı olmaması gerekirdi. dikkat edilirse 'hişk'in en az iki anlamı vardır. ve bana kalırsa bu anlam coklugu zamanla kazanılmıs birseydir.
    saygılarımla.
    • CommentAuthorBilindo
    • CommentTime4 04 2008
     
    dogrusunu kullanabilmek varken neden yanlisi icin zorlayalim ki?!
    bence siz kurtce dusunurken dogru ama turkce ye cevirirken hata yapiyorsunuz! (bu birazda turkcenin bunlari aciklamadaki yetersizliginden kaynaklaniyor!)
    "o zaman bu kelimelerirn tersine niye itiraz etmediniz?" guzel soru ama bunu kullanarak varmak istediginiz sonuc yaniltici...
    eger ki bu kelimeleri soyle tercume edersek sanirim daha kolay sonuca ulasabiliriz!
    zuwa: kendi sahip olmadigi, bunyesinin yaratmadigi (yagmurdan, denizden, dereden, cesmeden, nemden vb.) suyu kaybetmesi, yitirmesi,bu suyun buharlasmasi sonucu kurumasi...
    hişk: kendi bunyesinin yarattigi (kayisi nin kurutulmasi, bir agacin ozsuyunu kaybederek kurumasi, cildimizin kurumasi vb. vb. vb.) suyun kaybedilmesi, yitirilmesi, bu suyun buharlasarak kurumasi...
    kolay gelsin...
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime5 04 2008
     
    Degerli hocam,

    guzel bir soru doğrusunu kullanak varken neden yanlışı kullanalım? doğru nedir? ya da ynalış nedir? dilimiz üzerinde şimidye kadar kaç tane ciddi öalışma yapılmış biliyor musunuz? hemen hemen sıfır. eger bilmedigim birşeyler varsa düzeltin beni lütfen, Bedirxan'ın araştırmasından öteye daha yiyi brşey ortaya çıkmış mıdır? şimdiye kadar gramatik sorunları güzelce veren bir kitap...şimdiye kadar ben onlarca kitaba ve teze baktım ve diyebilirim ki hala Bedirxan'ın attığı temeller üzerine pek birşey bina edilememiş. ve bizim dile olan karşı bu ilgisizlik bu ezberci anlayış dilimizi hiç bir zaman doğru dürüst anlmamıza neden olmaktadır. ben burada sorgulamaya çalışıyorum. acaba neyin doğru olduğuna bu durumda ne kadar kara verme hakkına sahibiz. bu sitede ben dahil olmak üzere kaç kişi bu dili biliyor iyi bir şekilde? cevabını ben söyleyeyim hiçbirimiz. ben daha geçen gün üye oldum ve sitede insanlar birbirine yardımıcı olmaya çalışırken dil hatalardan geçilmiyor. dilimiz bu mu? biraz oturalım ve düşünelim biz dilimizi ne kadar biliyoruz diye. bunları kimseyi suçlamak için değil bize düşen büyük bir görevin olduğunu dile getirmek için söylüyorum. buradaki sözlüğümüz kaç kelime ihitva edeiyor bilmiyorum bir milyon etse bile başarılı bir sözlük sayılamaz. ve şimdiye kadar gördüğüm hiçbir sözlük başarılı değil. hepsi eksiklerle dolu. neden mi? bizler başkalarının yaptıklarını genel geçer doğrular kabul ettik. kaç tane gerçek anlamda dil uzmanımız oldu. ve bu dil uzmanları ne kadar araştırma yaptılar. kimseye haksılık etmek istemem amam benim kendi araştırmaarım yolun daha başınd olduğumuz gösteriyor.
    ha şimdi esas konumuza gelelim? siz bana neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz diye soruyorsunuz. ben burada kendi çapımda bir katkı sunuyorumç. dhaa önce yazdım sizin yerel ağzınızda bu iki sözcük nasıl kullanılır bilmiyorum ama bizim 'Dilok' ağzınd abu şekilde kullanılır. şimdi bu çok önemli. bizeler yöresel söyleyiş tarzlarını gözardı edemeyiz. neden mi bunlar inanın bana bunları ileriki araştırmalar için bulunmaz kaynaklar olacaklar. ben istedim ki siz debizim yörede böyle kullanılır ama yanlış olabilir diyebilseiniz. biz burada mutlak doğruyu bulmak için değil dha geniş düşünme yetenekleri kazanmayı öğrenmeliyiz. dil araştırmalarında sorgulama becerisi çok önemli. devam ediyor...
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime5 04 2008
     
    bakın burada tek bir kelime için kaç kelime geçiyor. 'zo', 'ziwa', 'zuwa', 'ziha' buna ben bir tane daha ekleyeyim Musa Anter bu kelimeyi 'zwa' şekilnde yazar. sizce bu beş yazılıştan hangisi doğru? eğer kelimenin etimoljisine veKürtçenin sağlam bir gramer bilgisina sahip değilsek bunu cevabını vermemiz çok büyük bir kötülük olur. bu beş kelimenin de bir sözlükte bulunması o kadar elzem bir şeydir ki. belki biz karar veremeyiz ama ileri araştırmalar için ne kadar önemli olduğunu anlatamam. bu sözlükte bu beş kelimeyi arayın tek bulduğunuz 'ziwa'.
    sizin kelimelere bulduğunuz açıklamaya gelince. ben daha ilk tanımları yaparken sizin dediğiniz şekilde tanımlayacaktım ama sonra örnekleri tek tek düşünürken bunun böyle tnaımlanmasının doğru olmayacağını düşündüm.
    bakın size burada doğru budur demeden kendi yaşadağım yerde bu kelimlerin kullanışına bir örnek.
    birisine elin yaş mı kuru mu diye sorduğunuzda tenin üzerine temas eden sıvını durumunu sorarsınız.
    bunu bizler nasıl soruyoruz: destî yî şille e; hişk e? 'zuwa' kelimesini kullanmıyoruz. sizde nasıl kullanılır buna önrek verirseniz sevirim. biran doğru ve yanlışı unutalım. sadece sizin yörenizde nasıldır onu öğrenmek isterim.
    bizde genelde 'zuwa' 'kirin' fiili ile kullanılırken 'hişk' 'bûn' fiili ile kullanılır. bunun altınd ayatan mantık şudur. suyun doğal şekilde çekilmesi (kurumak) 'hişk' ile suyun müdahake ile alınması 'kurutma' zuwa ile kullanılır. yani 'destî xwe ziwa bike' derken 'destê min hişk bû' deriz. size konuyu daha da karmaşıklaştıracak başka bir kelime söyleyeyim. 'daravîn', 'daravtin' (daravandin) hiç duydunuz mu? anlamı 'suyu süzülme' ve 'suyunu süzmek' anlmalrına geliler.
    bakın bu nasıl kullanılyor: bulaşık yıkıyorsunuz diyelim. bulaşıkalrı bir güzel yıkadıktan sonra temiz su ile çalkalanır ve bir kenara konulur. o sırada suyu durulanır: 'fere daravîn'. şimdi içindeki su gitti ve hala ıslaklık var ve ben bir medille bunları kuruladım (min fere zuwa kirin.). iki dakika sonra birisi gelip o tabakalardan birsini alıp eline onalrın kuru olduğunu söyler: 'ev fere yên hişkin.'
    umarım yeterince açıklayıcı olabilidim. siz de hangi yörenin ağzına göre konuşuyorsanız belirtim, (benimkisi daha önce de belirttiğim gibi Dîlok ağzı) ona göre benzer bir örnek üzerinden anlatırsnız karşılaştırma imkanı bulabiliriz.
    ve umarım başka arkadaşlar da aynı şekilde örnekler vererek katkıda bulunup tartışmayı zenginleşitirler. zira iki kişilik tartışma ile atışma arasında fark pek yoktur. ama üç kişinin yapacağı şey tartışmaya daha çok benzer.
    sevgiler, saygılar.
    • CommentAuthorBilindo
    • CommentTime8 04 2008 hatiye sererastkirin
     
    islerimin yogunlugundan siteye giremedim kac gundur. cevabinizi sabirsizilkla bekliyordum ancak bu kadar doyurucu olacagini hic dusunmemistim :) bilginiz karsisinda inanin kendimden supheye dustum :) verdiginiz tum aydinlatici bilgiler icin tesekkurler! en basta verdiginiz cevaptan benim gibi amator oldugunuzu dusunmustum ki beni yaniltan sanirim sizin yorenin bu 2 kelimeyi kullanim seklinden kaynaklaniyor. ben kendim 2 dille buyudum ama egitimimi turkce yaptigim icin maalesef kurtcem atil kaldi. bildiginiz dili beslemezseniz (dogrusu besleyemezseniz!) kurur gider. bende kendimce kurtce internet sitelerini , bu tarz forumlari (bir tek bu var :) ) takip ederek, ulasabildigim yazilari okumaya calisarak kurumumasini saglamaya calisiyorum. ilk baslarda o kadar zor geldi ki kurtce internet sitelerini takip etmek dogrusu "ben bu dili pek bilmiyorum galiba" demeye baslamistim :) neyseki azmederek, zorlaya zorlaya azcik birseyler olusmaya basliyor (yazmak konusunda felaket ten de beter durumum insallah o da duzelecek:)) buraya da ogretmekten (hele hele sizin gibi uzman biriyle atismak hic degil!) cok ogrenmek icin geliyorum, anadilime hakki olan degerin hic olmazsa bir kismini verebilmek icin...
    konumuza donersek; buradaki temel sorun "dil" dedigimiz olgunun aslinda tahminimizden cok daha karmasik olusundan kaynaklaniyor. dil kendi mecrasinda akarak ilerlerken belki de milyonlarca etmenden etkilenerek sekilleniyor. yukarida anlattiklariniz da dilimiz kurtce nin "standartlasamama" sorunundan kaynaklaniyor ki bununda tek nedeni bir devlete (ya da onun statusune yakin bir yonetim sekli) sahip olamamizdir. cunku bir devlet sistemini isletebilmek icin standartbir dile sahip olmak zorunda dir (bizim hala, yukarida bazilarini ornek gosterdiginiz , bogustugumuz sorunlar la daha once tum diller de de sorun olmustur, lehce si , agiz`i olmayan bir dil dogal (organik) bir dil degildir!)
    ben cocuklugumda ogrendiklerimin dogrultusunda size sunu soyleyebilirim; "deste min hishk bu" diyen birinden ben "elim kurudu(soguktan, gunesten)" baska bir sey anlamiyorum. annem bana asla "here deste xwe hishk ke" asla demedi bende boyle bir sey hayatimda duymadim (ilk kez sizde kullanildigina da sahit oluyorum) hatta komik bile duruyor :)
    simdilik bu kadar yazabildim... tam bitiremedim zamansizliktan maalesef! umarim baska arkadaslarda tartismaya katilirda sizinde dediginiz gibi daha dogru bir yone evriliriz...
    iyi gunler...
    • CommentAuthorwelato
    • CommentTime8 04 2008
     
    silav ji we re..bi rastî rêzdar merivan û rêzdar bilindo nîqaşeke gelekî gewre dikin... nemaze bîr û boçûnên merivan bi rastiya me pir digunce...
    ji ber ku di cafeyan de dikevime înternetê zêde dema min tuneye...meseleya devokan bo min jî tiştekî gewre ye..
    di devoka me de -dêrika çiyayê mazî de- ev tiştên ku hûn qal dikin wisa ne
    i'şk û ziha ye... di heman katê de em dibêjin "işkînga lêxê" ango "sert vur"
    dema min qet tuneye..divê ez herim..
    demşa
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime9 04 2008
     
    çok teşekkuler arakadaşlar. çok güzel katkılarda bulnmussunuz. iltifatınız icin sağol Bılındo. ama şöye bir gerçeklik var dilimize karşı hepimiz amatorleştirldik. ve ikinci aşama bu dili unnutturamk isteycekler. tarihimizi unutturmaya çalıştıkları ve bu kadar tahribat yaptıkları gibi. Kurtce benim ana dilim ama hayatın her anlmında kullanılmayan dil köreliyor. ve ilk defa şimdilerde biraz firsat bulup sizin gibi değerli dostalrla birşeyler paylaşamaya çalışyorum.
    ben sizden biraz daha şanslı olabilirim. çünkü ben ilkokulu bitirene kadar köyde sonraki egitimim için gitmem icab etti. ve benim Kurtcem de atıl kaldı. ama ben gercekligi sorgulamayı öğrenirken kendimi Kurtceyi sorgular buldum. ve on yıldır dil üzerinde ugarsiyorum. tabi gece gunduz olmasa da kendi islerimin yanında hep measimi harcadıgım yegane alan oldu. kendi dilimi yeniden ogrenirken yaşadıgım mutlulugu hayal edemezsiniz. ve her geçen şu gerçekliği daha çok ciddiye alıyorum ben dilimi bilmiyorum.
    ne yaptım ilk once unutulan masalları buldum yazdım sonra bunu yazrken dili yazmanın hic de konusmaya benzmedeigini farkettim. ve gramer uzerine düşünmeye başladım ve bunu yaparken sözlük calışması. sadece bir şey söyleyibilirm biz dilimizi cok iyi bilmiyoruz. neden bu iki kelime uzerinde bu kadar duruyorum. bunu iki nedeni var. birncisi kelimeleri kullanışlarını takip ettiginiz zaman insan hareketlerini de takip edebilirsiniz. mesela Welato hişk kelimesi yerine i'şk kullanması benim için çok anlamlı. Ben Diloktan o Derik'ten ve ikimiz aynı şekilde kullanıyoruz. bu çok heyecan verici. yanı çaımdaki komşum olan Kunsur bunu daha farklı kullanıyor. ikincisi, bunlar dilin nasıl evrildiğine ışık tutacak mahiyette bulgulardır aslında. bir kelimenin altında sadece dil bilgisi aramamak gerek antropolji, sosyoloji kultur, dusunce ve daha neler hep kelimelerin icine geizlenmistir. ve ben bzaen ne dusunuyorum biliyor musunuz? dilimiz standartlaşmaması dilimizin gelcegi icin cok kuvvetli bir dayanak oluturabilir tabi kullanmayı basarırsak. dilimizın standartlaşması ile ilgili bir suru seye baktım bir cok nokta da ciddi yanlışlıklar var. ve biz degisik yorlerden daha neler ogrenebiliriz. size bir örnek Dilok kurtcesinin (batı urfa) coğu zaman esamesi bile okunmaz. ama bizim yorede zaman kullanımı ve dilin ergatif yapısının mukemmele yakın bir sekilde kullanıldığını söylesem. ama buna karsılık kelimeler cok bozulmustur. işte bunlar birbirni tamamalayacak şeylerdir. onun icin su yorenin agız bu yorenin agzı degil mesele, mesle dilimizi bir bulmaca gibi cozme meslesidir. ve bu konuda her turlu bulguya ihtiyacımız olacak. ve benim istedigim ne biliyor musunuz? bir gun elime kagıdı kalemi alıp köy köy dolaşıp bir çuval dolusu kelime toplamak:) ama bu mumkun durmuyor ama yapamasam bile burada hep beraber bir seyler yapabıliriz. hem de çok önemli şeyler. dilimizn problemleri ve yapabileceklerimiz üzerine bir tartışma yapalım.
    cumhuriyet kuruldktan sonra bir suru idealist Turk koylerde kelime toplayıp bir sozluk oluşturdular. Çoğumuz bilmeyiz ama Türkçe'de tarama sözlüğü diye birşey olduğunu biliyor muydunuz? Kürtçenin kelimenin hangi şive ve hangi ağızda nasıl kullanıldıgını belirten kocaman bir sözlük.
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime9 04 2008
     
    simdi esas konumuz tekrar donelim. Welle, Welato'nun kullandığı şekli ilk defa duydum. 'işkînga' kullanımı çok garip. ben dha önce 'înga' diye bir ek duymadım. acaba bu 'işk ve' olabilir mi? bizde 'huşka lixê' diye birşey kullanılır. ama 'huşka' bizde esas anlamı 'hızlı' dır. mesela 'Ez ji mal huşka derketim' (evden hızlı çıktım)ve biz 'huşka lêxe' derken 'sert' anlamında kullanırız. 'mamoste yek huşka avête bin guhê min' (ogretmen kulagımın dibine sert bir tane yapıştrıdı.) ya da 'huşka deng meke.' (yuksek sesle konuşma). bu şeklideki bir kullanımı hiçbir sözlükte bulamadım. bu tarz kullanımın tersi de 'hêdî' örneğin 'hêdî lêxe' 'hêdî deng ke' 'huşka mere, hêdî here'. 'huşka'yı hızlı anlamında kullanan birileri varsa ses versin lütfen. bu 'hişka' 'hwişka' 'hoşka' gibi bir şey de olabilir.
    valla Welato sen bunu bana soylemeseyis sittin sene aklıma gelmeycekti ama galiba bizim 'huşka' olarak kullandığımız ile 'hişk' aynı kökenden geliyor. zaten gramatik oalrak 'u' sesinin çoğu kez 'i' sesinden gelme olduğunu biliyoruz. tartışmamızın çok önemli bir meyvesini aldım sanıyorum.

    size 'işk' kelimesinin bir de mecazi bir anlamını zikredeyim. 'işk bûn' 'nalları dikmek' anlamına da gelir. biraz komik bir anlamı vardır. 'kerê min işk bû'. (eşeşğim nanay)
    bir de şöyle bir kullanım daha var: 'ji işkeder ve kirin' (eşek sudan geinceye kadar dövmek; öldüresiye dövmek).
    son olarak bir de bir bitki vardı ismi 'işkekor?' bu kelimeyi tam hatırlamıyorum ama öğreneceğim. Bu bitki göze sürüldüğünde yakar. ancak insanlar göz yanmasının gözü sağlıklı kıldığına inandıkları için bunları bebeklerin gözlerine sürerlermiş. hatta bazen limon bile sıktıkları oluyormuş. işte size antropolojik bir bulgu. hurmetler,
    • CommentAuthorwelato
    • CommentTime10 04 2008 hatiye sererastkirin
     
    welleh kekê merîvan te tu gotin ji min re nehiştiye...
    mesela di ferhengan de liman=bendergeh, lengergeh e...min her tim miraq dikir gelo kurdan ji dêvla lîmanê gotine çi? talî di straneke Şakiro de dibêjî "lengergehên eqdenizê qeredenizê"...a wê çaxê min fahm kir Em Xerîbê Zimanê Xwe ne...
    meseleya "işkînga" û "işka" jî dibe ku ji ber bilêvkirinê be..işka lêxê û işkînga lêxê dibe ku yek be..
    mesela li Dêrikê tiştekî gelekî ecêb heye peyveke ku li taxeke dêrikê tê bikaranîn 500 metre dûrî wê taxê qet û qet nayê bikaranîn..yanî tenê 500 metre ji hev dûr in lê ew peyv dûrî 500 metreyan naçe.
    peyv ev e: "jîka"..."ez jîka hatim" ango "ez jî hatim"...taxeke dêrikê "jî" bikar tîne taxa din jî "jîka" bikar tîne..gelekî ecêb e...

    *lê ji ber ku dêrik ne zêde dûrî binxetê ye dibe ku bilêvkirina me piçekî bi qirika erebî be.wekî mîna i'şk..çe'v
    (çav)...
    **lê kekê bilindo û merivan hûn bêtir bi tirkî dinivîsîn welleh zora min diçe... :))) bi kurdî..ez bi heyrana çavên we...
    • CommentAuthorBilindo
    • CommentTime12 04 2008
     
    merivan koy koy kelime toplamak turkce icin faydali olabilir ama kurtce icin cidden zor bence. milyonlari asan bir sozluk olusturmak zrounda kalacagiz demek oluyor bu :) her bir lehcesi dahi basli basina bir dil olacak altyapiya sahip, ayni yore icerisinde ayni kavram icin bile bir kac farkli kelime uretebilmis bir dil icin cidden fazlasiyla ciddi bir calisma, gonulluk esasindan cok bir kurum tarafindan sistematik bir sekilde yapilirsa iyiye yakin bir sonuc ortaya cikabilir... ben de dil de standartlasma olmasini savunurken kesinlikle yoresel kullanimlarin gelismesine engel olmaktan cok itekleyici guc olarak kullanilmasi taraftaryim (standarlasmanin)!
    keke ez ji tivem bi kurdi binivisim le nikarim sererast 'tishtan binim ba hev u ez carna %100 fehm nakim mesela tu jurve got "digunce" le min fehm nekir! meana wi ciye?
    • CommentAuthorwelato
    • CommentTime12 04 2008
     
    bi rastiya me digunce: gerçekliğimizle örtüşüyor, uyuyor
    lêker bi peyva "guncaw" hatiye kişandin
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime13 04 2008
     
    Hevalê Welat,
    Nivîs bi Tirkî zora min jî diçe lê ger mehnê ku Kurdîyan min ne ew qas baş e, ger jî mehnê ku hemû mîrovên ku dikevînî ev siteye Kurdî rind fehm nakin, min bi Tirkî nivîsand. Ji niha û şiva ez li xwe hîn zor bikime lê şallê herkes yê min fehm bike.
    Bilindo’yê birang,
    Hevî ya min ev e ku tu yê min fehm bikî. Erê, bi rastî jî, mina ku te gotî, projeya ku min gotî, ya gund bi gund gerîn, ne yeka pir hêsan e; lê em dikanin di ev malperê de ferhengekê çê bikin. Ferhengeka mina Wikipedia an jî mina Ekşisozluk. Herkes dikane peyvekê biniviîsine an ji li bin peyvekê mehnayekê binivîsine. Binerin me li vir li ser hişk ziwa mineqeşeyak kir hezar tişt derkete meydanê. Ku ev tiştên li vir hatinî nîvîsand nekevin ferhengekê çi karî xwe yê li gellî me be? Ez nizanim çend peyv di ferhengê ferheng.org’ê de hene. Ku bi sedhezaran peyv hebin jî ev kara hanî nabe. Heta ku em ferhengeka rind çênekin em nikanin zimanî xwe rin hubikin. Mesele, yek nizanîye ku ‘tutmak’ bi Kurdî çî ye. Ku li ferheng.org’ê binêre yê li hember ev peyvê 19 peyvên bi Kurdî bibîne. Ew meriva çawa dike bizane kîjan peyv ya ku lê digerî ye. Belê Welato dibêje bi Kurdî binivîsin lê Kurdên mina me her tiştî baş nizanine. Ez dixazime ku tiştekî binîvîsinim ez li ferhengê dinêrime ez fehm nakime ku kîjan rast e çima ku mînak tunene. Wê lomê bi fikrî min ew meseleyeka pir girîng e. Ku kesî ku ji çêkirinê malperan fehm dikî heye bila li ser vê bisekine. Ku em destî xwe bi hevdin di du-sê salan de karekî pir û pir girîng bikin.
    Li ser çavan,
    • CommentAuthorwelato
    • CommentTime13 04 2008
     
    kek merivan; ji bo her zimanî azadî lê ji bo kurdî hîn bêtir azadî. ji ber vê yekê min got em bi kurdî nîqaşan bikin.
    belê kesê ku dikeve vê malperê (sîte) bêtir bi tirkî dizanin lê ev nayê wê mahneyê ku divê em bi tirkî dinivîsin. ji xwe qet û qet ji kurdiya te û ya kek bilindo nakevime şikê..
    ya din jî mebesta min ew e ku her kes bi devoka xwe bi herêma xwe bipeyive da ku sosyolojiya zimên bêtir zelal bibe...
    û ya din jî tu (kekê merivan) tekane kurdê heta niha min dîtiye bi kurdî eleqedar e (dibe ku gelek bin lê ez niha te dibînim). bawer bike rojekê em hevdu bi çavê dinyayê bibîne tu rojê 10 saetan qala devok, adet, çanda herêma dîlokê bike ez dikarim te guhdarî bikim..ji ber ku em hê jî XERIBÎ ZIMAN Û DEVOKÊN XWE NE!...
    tiştê niha di kurdiya te de çend tiştan bala min kişandin
    1.Nivîs bi Tirkî zora min jî diçe lê ger mehnê ku Kurdîyan min ne ew qas baş e..di vir de "ger" ez cara pêşîn di mahneya "nayê wê mahneyê" de dibihîzim, gelo min şaş fahm nekiriye ne wisa? tu bawer bike heke min şaş fahm nekiribe ev bo min zêrê zer e.
    2.sedhezaran peyv hebin jî ev kara hanî nabe...di vir de jî te gotiye "hanî"; yanî "wisa, wiha, wilo, werê" dîsa ez cara pêşîn "hanî" dibihîzim"...ev jî zêrekî zer e
    di kurdî de me (raya kurdî ya giştî)gelek devok û herêmên xwe ji bîr kirine... ser meseleyê devoka semsûrê hê jî tewangê bikar tîne lê peyvên tirkî di devokan wan de piçekî zêde ne(çavdêriyên min e, dibe ku şaş be jî)
    belê meseleya devokan meseleyeke dûr û dirêj e..hêvîdar im tiştê ez dibêjim te fahm kiribe...
    ya din jî di vê malperê de "http://ku.wiktionary.org" tiştê hûn qal dikin hene...ji kerema xwe re heke we ev malper nedîtibe qe nebe piçekî çav lê bigerînin...
    belê ez jî nabêjim kurdiya min gelekî spehî bedew û zelal e; lê hewleke min ser kurdî heye bi destpelinkî be jî min dil heye giyanê xwe bi kurdî bişom biedilînim û bixemilînim
    bi bêrî
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime14 04 2008
     
    Kekê min welato,
    Min zanî ku peyv ‘ger’ yê te li hev şaş bike. Ku were rastîye, ew peyva bi fikî min ji Tirkîye. Min kir bêjim ‘gerek benim Kürtçe’min iyi olmayışı gerekse de ....’ Ji bo ew peyvê hin dibêjin ‘ger’ hin jî dibêjin ‘geres ku’. Ku tu peyveka bêtir rastî dizanî û ku tu bi kerema xwe bi min re bêjî ez yê pir kêfxweş bime.
    Ku em werin pirsa te ya diduyan: ‘hanî’ ji sedî sed Kurdîye. Ez bawerdikim te ‘evî han’ bihîztîye. ‘han’ ya jî (ha) tê mehneyê ‘bu, şu.’ Mehnê ‘hanî’ jî ‘böyle’ye. Ku te strana ‘Welleh Nabe’ ji Şivan Perwer guhdar kirîye tu yê baş zanibî ew dibêje ‘wanî nabe’. Em jî dibêjin ‘hanî nabe=böyle olmaz’ an jî ‘werga nabe=öyle olmaz’. te jî gotîye hûn dibêjin ‘wisa, wiha, wilo, werê’ kîijan zêdetir rastî ye? Ev mineqeşeyaka pir mezin û pir kûr e. Ku tu fikri min pirs bikî ez yê bêjim dixaze ku em li pronavan binêrin.
    Di devokê me de pronavên nominative ‘ez, tu, hew, em, hûn, hewna’ in.
    Pronavên accusative jî ‘min, te, wî, wê, me, we, wan’ in.
    Pronavên nîşanî: ‘hew=o’, ‘va =bu’, ‘vayî han=şu’ in.
    Rengderên nîşanî ‘va=bû’, ‘hew=o’‘wa=o’ ‘wê =o’ ‘wî =o’ in.
    Niha gorî rezmanê Kurdi ez dikanim bêjim ji pronavên accusative ‘hewna’ ne rast e. Çira? rastîya xwe ‘hew’e. belê tu dikanî bejî “ne ‘hew’ e, ‘ew’ e.” di davoka me da mehnê ‘ew’ bi Tirkî ‘şey’e. çi bêtir rast e? Hevalê Welato, gorî teorîya min ‘hew’ hîn raste. Min li zimanê ‘Avêtsa’ nerî ji bo ‘hew’ dibêjin ‘hō, has, huuō’. Wê lomê ‘hew’ bi min rastir e. yanî rastîya pronavên nominative ‘ez, tu, hew, em, hûn, hew’ hîn rast e.
    Bi fikrî min ‘han’ jî ji ‘hewan’ peyda bûye. Binêre Şivan Perwer dibêjê ‘wanî’. Ez dizanim ku li pir daren ku peyvek bi dengê ‘h’ dest pêdikîye ew ‘h’ gêrdibiye. Bi fikrî min ‘hewan’ jî paşê bûye ‘hewanî’ û ji pê re jî bûye ‘hanî’. Neyse, dixaze ku hîn li ser vê meselê em bisekinin lê bi rastî hew mesela yeka pir kûr e. ez qut bibirim, di nav peyvên ku te nîvîsî de eleqe ya ‘wiha’ zêdetir bi rezmanê Kurdî dikeve.
    Kekê Bilindo, ez tim dibêjim em herkes bi davokên xwe binîvîsînin lê ez baş dizanime fehmkirina Kurdîya orjinal, yanê ya standart, di fehmkirina devokan re derbas dibe. Min ji xebata xwe ya li ser zimanî Kurdî ya heta niha fehm kir ku rêzimanê Kurdî yî pir sistematik e, lê zimanê ku em dinîvsînin pir ji evê dûr e.
    Belê, xebera min ji Wikipdia heye. Min li wir jî çend tişt nîvîsandin. Ya kû ez qalê dikim (behs dikim) ne tiştekî werg e. Ez dixwazim ku ferhengeka me ya mîna Webster hebe. Carekê li (http://www.merriam-webster.com/) binêre. Ku tu Îngîlîzî zanî di ew rûpelê de peyvekê binîvîse û lê bigere. Minak ‘get’. Çima ku ‘get’ ji bo pir tiştan tê kar anîn ji bo mehneya ew peyvê hezar tişt nîvisandin e. ku em ter siftê (ilk başta) her tiştî binivîsinin em dikarin ferhengekê ji bo etimolojîya kurdî çêbikin. Di wikipêdia de her tişt tê nîvîsandine. Ez dixwazim ku em malperekê tek ji bo zimanî Kurdî çêbikin.
    Erê, birayê min Welato dil dixwaze ku em li hev bicivin bi satean bi hev re deng bikin (bipeyîvin); li ser sosyoljî û antropoljîya Kurdan, li ser ziman û rêzimanê Kurdî mineqeşe bikin lê ez niha ji welêt der im, dûra welêt im.
    Bîmên di xêr û xaşîye de.
    • CommentAuthorwelato
    • CommentTime14 04 2008
     
    bêtir an jî bêhtir di mahneya hîn zêde, gîna zêde, gelekî, zêdetir tê bikaranîn...ango " daha çok"
    niha min dem tuneye silav û rêz
    • CommentAuthorBilindo
    • CommentTime14 04 2008
     
    wexte mirov zor li xwe dide tikare her tishte ji fehm bike :) ez ji we zehv tishtan hira tibim gelek spas ji we ra....
    Kek merivan te got "fehmkirina Kurdîya orjinal, yanê ya standart, di fehmkirina devokan re derbas dibe" tishteki raste le ne ji bo herkes ra! ew gotin ji bo pisporanra raste le mirove (siradan- bi kurdi chan te gotin?) zimaneki standart lazime... mirov her wexte tembele...
    • CommentAuthorbefrin
    • CommentTime19 04 2008
     
    hewal ben uzun suredır bakamıyordum buraya sımdı bu tartısmada dıkkatımı ceken seyler oldu
    ben sırnaklıyım bızım yorede hiŞk kelımesı kuru anlamında kullanılır sert kelımesını karsılıgını ıse req verır
    uzun uzun tartısmıssınız hıŞk nedır zo nedır=)) zaten bılındo hewal ıle welato hewalın kurtcede benden ılerı olduklarınıda daha oncekı tartısmalardan cıkarabılmıstım bu sıteye hergun kurtce dılbılgısınde uzman arkadasların katılması benı mutlu edıyor hewal merıvan sax be =))
    neyse konudan sapmadan bana oldum olsası hep desté xwo hişk ke denmstır zıwa zo felan ılk defa duyuyorum ama bunu kurtcenın sonsuz zengınlıgıne verıyorum
    bunları tartısırken lutfen dedıklerımı goz ardı etmeyın
    yazdıgınız ıcın bızı aydınlattıgınız ıcın unutturulmaya calısılan bır dılı burda koruma yolunda emek verdıgınız ıcın hepımıze tesekkuerler bıminın xoşıyéda roj baş
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime21 04 2008
     
    Li ser koka ‘hişk’ û ‘ziha’,
    Min îro tiştek hu kir (ogrenmek): peyva ‘hişk’ ji peyva ‘huşka’, bi zimanê Avesta (Kurdiya Kevin), çêbûye. Ji bo wateya ‘huşka’ bi ingilizi gotine ‘dry’. Wetayê ‘dry’ jî ‘bê av û be neyam’ tê çex kirin. Niha ev tê ev mahneyê, wetaya ‘hişk’ya siftê, bi tirkî, ‘kuru’ ye. Paşê wetaya ‘sert’ hatiye ser ev peyvê ye.
    Ku hûn bala xwe bidin ew tiştên ku me li jur nîvîsandinî hûn yê bibînine ku peyva ‘huşka’ di devokê Dilokê de heye lê wetaye xwe pir hatîye guhartina.
    Lê ‘ziha’ ji ku tê? Ziha bi Erebi ‘zahî’ye. Wetaya ew peyvê jî mîna ‘huşka’ ‘bê av û be neyam’ tê. We niha fehm kir çima wetaya ew herdu peyvan li hev dikeve? Wexta ku peyva Erebî kete zimanê Kurdi wetaye peyva ‘huşka’ hat guhartin.
    Hevalno, niha em dikanin bêjin ‘hişk’ ji ‘işk’; ‘ziha’ jî ji ‘ziwa’ û ‘zo’ û yên din hîn rasttir e. Heval Befrin dibêje cara siftê ye ku hew ‘ziha’ û ‘zo’ dibîzîye. Belê ev tê ev mehnê ku di devokê wan da ev peyva Erebi tunneye. ‘Req’ di davoka me da zêdetir tê weteyê ‘kaplumbağa’. Di pir devokan da ‘kaplumbağa’ ‘kosî’ ye lê di devokê me da ‘kosî’ jî navî du tiştan e. yek ‘kosî yî rêxê’ yanî ‘bok böceği’ ye. Ewî din ‘kosi yî malan’e. kosîyî malan ji kosiyî rêxe piçûktir e (tirkî navî wî çi ye ez nizanim). Ew bi rêxê naxebite. Rengî xwe yî reş e lê kesk xûya dike. Ew dikane bifirre. Tim li ser gîhayekî tehm-şîrin yî ser-top yî bi histrî (ew şekirok tê gotin lê tirkî çi tê gotin ez niaznim; ema ez kanim bêjim şekirok di zimanî me da ne ‘yaban armudu’ ye) dadine. Wexta ku em zarok bûn me dezî bi nîgekî kosîyî malan girêdida û difirrand. Fiqareyî kosîya di dor me ra dikir vingeving û viz dibû. Me ji dengî wî gellek hez dikir. (ez rind nizanime lê ji min ku ew kurmê ku bi Latînî ‘Geotrupes Laevistriatus’ tê gortin e. Ku hûn dizanine navî wî bi tirkî an jî bi zimanekî din çi ye kerema xwe bi min ra bêjin). Di hin devokan da ‘bok böceği’ jî ‘gûgirêfk’e lê di davokê me da ew peyva tunneye. Ji ku da em hatin ku.
    Hevalno, çi rast e çi ne rast e? Xwida zane. Heta ku em ji davokan hunekin em nikanin ya rastî bibînin. Hîn ku me negotîye çi rast e geres ku em bifikirin û çi rastî ye em bibînin.
    Hevalno wê lome, heta ku hûn dikanin, ku we çi bihîst binivîsinin. Zimani zarokan pir giring e. yek caran peyvên di zimanî zorkan da bê weta tên xayîn lê mehnê hemû tişt heye. Ez mînakekê ji davoka me bidim. Ku em zarok bûn em raska kalan diketin. Me digot ‘kalo kalo! nig mertalo!’. Niha di devoka me da tiştekî bi navî mertal tê gotî tunneye. Heta demek min tim digot qey ew peyva ji xwe zarokan çêkîrî ye ku li peyva ‘kalo’ were. Min paşe hukir ku ‘mertal’ peyveka bi zimanî Kurdî ye û wetayê ewê jî bi tirkî ‘kalkan’ e. Hîn mînakên hanî pir in. Lê ez qut bibirim. Evê ji xwa bîr mekin navên der û beran, navên çûk û teyran navên kurm û kezan navên gul û çiekan, yanê tişt gî ji me ra tiştekî dibêje. Wê sewê mebêjen ku ev çîye ev ne çî ye. Hemû tiştên ku we bîhîstî ji xwe ra binivîsinin.
    • CommentAuthorbefrin
    • CommentTime21 04 2008
     
    hewal merivan kurdıya te ez baş té negıhiştım zehmet nebıt tu dıkari tırkı ji bıniwısé
    • CommentAuthormerivan
    • CommentTime22 04 2008
     
    ‘hişk’ ve ‘ziha’ kel’melrinin kokeni uzerine,
    Bugun bir şey öğrendim: ‘hişk’ kelimesi, Avesta Dilindeki, ‘huşka’ kelimesinden gelmektedir. ‘huşka’nın kelime anlamı ‘susuz ve nemsiz’ yani ‘kuru’ diye çevirilmiş. Bu şu anlama geliyor: Kurtcedeki ‘hişk’ kelimesinin baştaki anlamı ‘kuru’ iken sonar sert anlamı da kazanmış. Eğer yukarıda daha once yazılan şeyler bakarsanız Antep ağzında tıpkı orjinal Avestadaki biçimi gibi bir kullanım var ancak Antep ağzındaki ‘huşka’nın anlamı tamaıyle değişip sert, süratli anlamlarına gelmiştir.

    Peki ‘ziha’ kelimesi nereden gelmektedir? Bu kelimenin karşılığı Arpça’da ‘zahi’ dir. ‘zahi’ kelimesi de tıpkı ‘huşka’ gibi ‘susuz ve nemsiz’ anlamına gelmektedir. Şimdi yukarıda tartışıtığımız bütün karışıklıkların sebebinin nereden geldiği malumunuzdur herhalde. Yani Arapcadan ‘ziha’ gelince, bu kelim ile ‘hişk’ bibirinin yerine kullanılmış onun için kimi yerlerde ‘pori xwe hişk bike’ darken kimi yerlerde ‘pori xwe ziha bike’ denmektedir. Aslında ikisi de doğru hatta aslına bakılırsa ‘hişk’ daha doğrudur.
    burada şu çıkıyor yukarıda geçen kelimelerden ‘hişk’ kelimesi ‘işk’tan; ‘ziha’ kelimesi de ‘ziwa’, ‘zo’ ve benzer diğerlerinden daha doğru bir kulllanımdır. Befrin’in ‘ziha’ kelimesini ilk defa duydugunu soylemesi cok suprız degil onun icin cunku onların konsutugu agıza bu Arapca kokenlı kelime girmemis. Befrin ‘kuru’ için ‘req’ kelimesini kullanıklarını soyluyor. Burada bır karşıklık daha ortaya çıkıyor. Örneğin, bizim agızda da ‘req’ ‘kaplumbağa’ anlamında kullanılır. Halbuki birçok ağızda da ‘kaplumbağa’nın karşılığı ‘kosî’ olarak kullanılır. Antep dilinde bu kelime de vardır ancak ‘kosi’ dediğimiz şey kaplumbağa değil bir böcektir. ‘kosiyî rêxê’ Türkçedeki ‘bok böceği’dir. Bir de ‘kosiyî malan’ vardır. Bunun Türkçe bir ismi olup olmadığını bilmyorum. Kosiyi malan bok böceğine çok benzer. Ancak daha küçük ve rengi yeşile çalar. Genellikle ‘şekirok’ denilen bir bitkinin üzerine konar. (Bizim şekirok dedğimiz bitki sözlüklerde geçen ‘yaban armudu’ değil. Yarım metre kadar uzayan bir bitki. Üst tarafında yuvarlak bir çalısı vardır. Yuvarlak çalı soyulduğunda ortada tatlı yuvarak bir yumru çıkar ki yenilebilir ve tatlıdır.) Kosiyi malan çocukalr için çok önemli idi. Biz çocuk iken bir ayağına ip bağlayıp uçururduk. Onun vinlaması çok hoşumuza giderdi. Bunları yakalamka biraz zordu onun için konmaları için ‘dan! dan! şikildan!’ diye bağırıp dururduk. Oyle olunca onun konacağına inanırdık. Neyse ‘kosiyi malan’ intertteki resimlere baktığım kadarıyla latince ismi ‘Geotrupes Laevistriatus’ olan hayvan olduğunu sanıyorum. Tabi hangi hayvandan bahesttiğimi ve ayrıca ‘şekırok’ ile ne kastettiğimi kestiren varsa bunların Türkçe veya başka bir dildeki karşılıklarının ne olduğunu söylerse sevinirim. Bir kelimeden çıkıp nerelere geldik.
    Onun için diyorum ki ne doğrudur ne doğru değildir kestirmek zor. Bu yuzden bizim en buyuk amacamız yorelerimizdeki anlamlalı, anlamasız tum kelimeleri toplamak olmalı. Sonra tartışıp neyin ne oldugu bulunur elbet. Biz bulmasak da ileride birleri bulur.
    Cocukalrın kullandıgı kelimeler çoğu zaman anlamsız gibi görünse de çoğunun birer anlamı vardır. Onun için tekerleme, masal, fıkra, oyunlarda kullnaılan kelimeler vs çok işe yarar. Bizim yorede cocuklar yaslılar dalga gecerken ‘kalo kalo! nig mertalo!’ derlerdi. Ben once kafıyeye uysun dıye uydurulmuş bir elime sanıyordum ki sonra ‘martal’ kelimesinin Kürtçe’de ‘kalkan’ anlamına geldiğini öğrendim. Daha ornekler cok. Siz siz olun herşeyi not edin. Yer isimleri çiçek böcek isimleri falan çok önemli.
    • CommentAuthormakinvan
    • CommentTime25 02 2009 hatiye sererastkirin
     
    bu gün aklıma bir kaç şey daha geldi. onun için yeniden toparlıyorum.

    hişk ve zuwa ile ilgili herkesin katkısı için teşekkür ederim. tabi dilimizin gelişmesi için her yör yörede söylenen kelimeleri toplamak derlemek önemli, acak bunları burada tartışarak doğruyu bulabiliriz. bende biraz geçte olsa bir iki şey yazmak istiyorum.
    hişk= bu kelime, canlı olan bir cismin kuruyup özelliğini kaybetmesi anlamına gelir. örneğin bitki, ağaç, deri vs.. bu kuruma özellik kaybına sebep olduğu için yeniden sulandığında yada ıslatıldğında eski özelliğine kavuşmaz. ve cisim nitelik değitirmiştir.
    zuwa= bu kelime ise aslında bir cismin yada canlının ıslanmasından sonra kurumasıdır. yani kuruduktan sonra cisim veya canlı özelliğini kaybetmez. saç, elbise, yıkandıktan sonra kurulanma gibi. kuruyan cisim özellik kaybı olmuyor. yeniden ıslatılsa da canlılığı yada özelliği devam ediyor.

    bir diğer arkadaşın bahsettiği Req ise; daha çok dona kalmak anlamında kullanılır, bu ya korkudan veya donarak vs. bir şok ile bir den bire donup kalmak anlamıda kullanılır.

    bunların yanında bir iki kelime daha var ; qurimî, qurçimî,çikya, çiqimî
    bu sözcüklerde bir suyun veya kaynağın kuruması anlamında kullanılır. örneğin bir çeşme kurumuşsa ( ev kehnî qurimi ye, an çikyaye, an qurçimîye, an çiqimi ye.) söylenir.
    bu örnekler göz yaşı kuruması için de kullanılır. ve bütün kaynak teşkil eden kurumalarda bu sözcükler kullanılır.

    burada görülüyor ki, kurumak kelimesi kürçtede anlamı birden çok anlamı var. ve sadece bir şekilde kullanılmıyor. cismin varlığın durumuna özelliğine göre farklı anlamlar taşıyor. evet, türkçe düşünürsek sonuçta hepsi de kurumak anlamı vardır. ama kürtçenin zenginiliğine bakın her bir özellik için ayrı bir kuruluktan bahsediyor.
    onun için sözcüklerin sözlük anlamını kullanırsak cümle yanlış oluyor. özellikle kürtçeyi sonradan öğrenenlerde gördüğümüz bir özellik bu. sözlüğe bakıyor, anlamını buluyor, ama bu sözlcüğün yukarıda belirtiğim gibi özellikler içeriyorsa kullanıldığında cümlenin anlamı yanlış oluyor. yada tam olarak o tadı ve anlamı karşılayamıyor.

    yeniden yukarıda tartışmayı açan ve katılan yorum yapan herkese kendi adıma teşekkür ediyorum. bu katkılarıdan dolayı.dilimizin daha da gelişmesi için bu tür yorumlar gereklidir.
    silav û rêz.
    • CommentAuthorqewax
    • CommentTime1 04 2009
     
    herkese selam,

    bizde kuru kelimesinin karsiligi "ziha"dir yani "şil" (islak) kelimesinin ziddi.
    "hişk" ise sert demek yani "nerm" (yumuşak) kelimesinin ziddi.
    yani "hişk" de kuru için kullanilir ama o zaman da 'terr' (taze) kelimesinin ziddi olarak. Kisacasi "hişk" iki anlama geliyor.
    sözü gelmisken taze kelimesi de Kürtçe'de iki kelime karsilik olarak bulur.
    biri ter kelimesi digeri de "teze". Teze ise kartû (=bayat) kelimesinin ziddi. Türkçe'de hem ter, hem teze kelimelerine karsilik "taze" kullaniliyor ama iki farkli kavram.

    "qurrimî, miçiqî, çimiqî" fiildir. kurumak, kurutmak, kökünü kurutmak demek."çikiya" ise daha çok "tükendi" demek.

    kaplumbaga hikayesine gelince biz "kusî" deriz. "req" ise bir çesit kurbagadir, yani kurbagaya beq büyüklerine de req deriz.
    Ama demek ki bazi yörelerde req baska anlama geliyor, bu da eşsesli kelime olarak görülebilir. Kürtçemizin zenginligi iste, önemli olan birbirini anlamak.
    Ama eger bir kelime sözlükte yoksa eklenmelidir tabii.
    • CommentAuthorRistem
    • CommentTime8 03 2016 hatiye sererastkirin
     
    Ez di serî de silav û rêzên xwe û her wuha sipasîyên xwe pêşkeşî hemû dilketî û dilsozên ku li vira li ser rewşa zimanê kurdî û gavên ku ji bo pêşketina zimanê me yê dayikê divê werin avitin sekinîne û bi pêşniyar û hewildanên xwe nîqaşeke dagirtî derxistine holê dikim. Bi taybet nêrîn û helwest û nêzîkatîya ku kekê Merivan li hember zimanê dayikê ji xwe daye der û her vuha hestyarîya wî ya li gel xwe bextewer hîs kirina li hemberî pêhesîna bi zimanê dayikê, hêjayî ser tewandinê ye. Bêguman kifş kirina zimanê xwe û zanîna wî tê mehneya kifş kirina xwe û nas kirina xwe. Çimkî karaktera mirovî di (bin) zimanê wî de veşartîye.

    Dereng be jî ez jî dixwzim bi destûra we çend têbîniyan li nîqaşê zêde bikim. Li dewera me li Dîlokê dema me cil/kinc li ber royê rêdixistin û av tê de nedima me jê re digot cil ziya bûne. Ango me jî li şûna ziha, zuwa û hwd. peyva navborî bi vî kalibî (ziya) bikar dianî. Mîna ku kekê Merivan bi durustî anîye zimên, ve peyve ji zimanê erebî ketiye zimanê me lê ne bi mehneya xwe ya erebî. Lefza wê ji erebî ye lê wateya wê ji kurdî ye ango me mehnekî nû li bar kiriye. Ereb ji bo vê menaya me dayî peyva ziha peyva caff û cîfafê bikar tênin. Peyvên ku di erebî de ji koka vê peyvê (zehw) çêbûne tevî mehneyên xwe ve bi şeklî ne:
    Zehw:Rûyê çak û çê, gîyahê terr û teze, gupika(tumurcuk) gîlgayê/gîyahê û tezegîya wê, hêsan û sivik girtina kesekî, livîna gîyahê hêşîn ya bi bayê re, naz kirin, quriqê xurmeyê yê zer û sor, xwe nimandin, xwe medih kirin, fors avitin, beyhûde bûn, puç/piş, îhtîşam, mezinahî û xeml.

    Zuha: Hema hema, kêm zêde.

    Zahîn: Yê dibiriqe, yê diçirise û yê biîhtîşam. Mînak: Lewnun zahîn; yanê rengê vekirî, zelal.

    Zeha: Teze bûn û biriqîna çe’vî û gupika gîyayê.

    Gava cilên gemarî tên şustin û gemar jê dere/diçe pakij dibin lê ji ber ku şil in rengên wan tîr/tar û şêlo ne. Lê dema li ber tîrêjên rojê tên rêxistin şilahîya wan jê dere, wek cilên hecerî (nû, nûkirî) rengên xwe vedibin, ron û zelal dibin û dibiriqin. Lomanê Kurda hatine peyva ziha ji bo cilên ku şilayîya wan jê hatîye birin bikar anîne.

    Ziha û şil, zelal û şêlî (ava zelal û ava şêlî), hişk û terr (terr û hişk bi hev re şewitandin; şiva hanarê hîn ku terr e ditewe û xwar dibe lê ku hişk bû şûn ve êdî xwar nabe; dibêjin dar hişk bû lê nabêjin dar terr bû; li şûna wê dibêjin dar hişên bû an hişên hat; hişên û hişk; gula şên –gulşen, şengul- gula çilmisî, Xwedê mala wî şên bike, Xwedê mala wî wêran bike, şî-we-n û şahî), tîr û ron (tîr-katı, koyu- û ron –sıvı, açık- tîr/tar/tarî/tarîk û ron/ronî/ronahî/ronak: tar û mar kirin, dinê li ber çavên min tar/reş bû, tarî/reşahî kete erdê, heyvron, dinê sayî bû, ronakbîr û tarîkbîr; tîr her wuha tê mehneya tîrê kevanê jî –tîr û kevan- wek mînak: Tîr lê keto! Heta carna jî mecazen tê gotin: Tîr kete pişta min; yani belime sancı girdi gibi bir şey. Dibe ku tîrê tîrêjê/tîroşkê jî hema bi vê menayê be; çiko pertewên rojê xwe mîna tîrên kevanê jê berdin ser tarîyê û wê dikujin her wekî Şiwan dibêje: Çavên te mêrkuj in tîr ji wan diweşin. Tîrên rojê wekî kelemên/strîyên li dora serê serteşîyê, dora serê rojê girtine) qert û teze (rêwas tezehîya xwe nemaye êdî qert bûye), kartû û teze (nanê teze tisî be jî ji nanê kartû bitehmtir e).

    Dibe ku hinekî komîk be lê em ji kosî re dibêjin kêsefis. Dema meriv nizîkî kosî dibe ser û nigên xwe dikşîne nav qaliqê xwe û dengekî taybet ji xwe derdixe. Bi ya min navê wî ji wî dengî hatiye çêkirin. Em ji xerçeng (yengeç) re jî dibêjin kevcal. Bi min wer tê ku ev peyv ji peyvên kev û cal an çalê pêk hatiye. Kev an kav tê menaya kolîn û kolandinê û cal jî jixwe çal e anko bîr e. Kevcal li ber avê ji xwe re çalekê dikavîne/dikolîne û tê de dijî. Qasî ku di bîra min de maye li ba me ji kosî yê ku di avê de dijî re dibêjin req.

    Dîsa wer xuya dike ku mehneya durustir ya pêyva "bêtir"ê/"bêhtir"ê "çêtir" e ne "zêdetir". "Pirtir" û "pitir" wateya "zêdetir"ê dide lê "bêhtir" an "bêtir" wateya "çêtir"ê dide. "Pir" û "zêde" her du jî eynî mehnê didin lê "zêde" ji erebî ketiye kurdî û "pir" peyveke xwemalî ye. "Bê" an "bêh" mehneya "çê" an "çêh" dide. "Bêhtir" û "çêhtir" yanê baştir. Peyva "bêhtir"ê di zimanê farisî de wek "bêhter", di yê îngîlîze wek "better", di yê Holendî de wek "beter", di Almanî de wek "besser" û di yê Hîndo de wek "behatar" bi eynî mehnîyê derbas dibe.

    Bi silaw û rêzên ji dil…
  1.  
    Thanks for sharing nice and great post 192.168.1.1 192.168.1.1 192.168.1.1 192.168.1.1
  2.  
    Fake Yeezy Boost 350 V2 'Beluga' Fake Check http://www.yeezy350find.com
Şîroveya xwe bişîne
    Navê Bikarhêner Şîfre
  • Formata şîroveyê